
BERAT KANDİLİ MÜSLÜMANLAR İÇİN FIRSAT KAPISI

BERAT KANDİLİ
Yüce Allah’ın rahmet ve mağfiretine sığındığımız, gönüllerimizi tövbe ile arındırdığımız, millet olarak büyük bir coşku ve sevinç içinde kutladığımız mübarek kandil gecelerimizden birisi de Ramazan ayını bize müjdeleyen Berat Gecesidir. Önümüzdeki 26 Temmuz Pazartesi akşamını Salıya bağlayan gece mübarek “Berat Kandili”dir.
Şaban ayının on beşinci gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yüklerinden kurtulacakları umularak bu geceye “Berat” (kurtuluş) Gecesi denilmiştir.
Bu gecede, Kur’an-ı Kerim’in Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına topluca indirildiğine dair işaret olması, kıblenin Mescid-i Aksa’dan Mescid-i Haram’a değiştiğine dair ayet-i kerimenin bu tarihte inmesi, bir yıl içinde doğacak ve öleceklerin mana âleminde yazımının bu gecede yapılması ve kulların her türlü işlerinin bu gece ilahi huzura arz olunması Berat gecesini önemli kılan bazı özelliklerdir.
Bu gece ile ilgili olarak Sevgili Peygamberimiz: “Şaban ayının on beşinci gecesini ibadetle geçirin. Gündüzünde de oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve tan yeri ağarana kadar, Yok mu benden af dileyen, onu affedeyim. Yok mu benden rızık isteyen, ona rızık vereyim. Yok mu şifasını isteyen, ona şifa vereyim. Yok mu başka isteği olan, ona da istediğini vereyim” der buyurmuştur.
Hz. Aişe (r.anha) validemizden rivayete göre Peygamber (s.a.s.) Efendimiz: “Berat gecesinin çok mübarek bir gece olduğunu Müslümanların bu gecede affa mazhar olacaklarını ancak; Allah’a eş koşanların, din kardeşine kin ve düşmanlık besleyenlerin, anne ve babasına karşı gelenlerin, akrabalarını arayıp sormayanların, kin ve gurura kapılanlar ile devamlı içki içenlerin affedilmeyeceğini haber vermiş, bu gecede yapılacak tövbelerin kabul edileceğini” müjdelemiştir.
Gönüllerimizin müstesna bir coşku yaşadığı bu mübarek gecede, her türlü ayrılık ve ayrımcılığı, bencillik ve düşmanlığı geride bırakarak dünyaya hikmet gözüyle bakmaya çalışalım. Yaşadığımız hayatın geçici olduğunu, Allah katında kalıcı olanın ise imanımızın ve yararlı işlerimizin olduğu şuuru ile insanı insan olduğu için sevip, Yaratandan dolayı hoş görüp dünyaya rahmet penceresinden bakalım. Etrafımıza kin ve nefret yerine sevgi ve barış tohumları ekelim.
Bu duygu ve düşüncelerle; bu gecede yapılan duaların birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, insanlık âleminin barış ve huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor ve sözlerimi bir ayet-i kerimenin mealiyle noktalıyorum.
“Ha Mim. Apaçık olan kitaba and olsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. Katımızdan (ilahi) bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir.”
Yaşar YAPRAK
Bolu Müftüsü
Haber tarihi: 26/07/2010
:3367
: 0
İçerik Rss - Haberler Rss
Tasarım ve Programlama: Omnportal